9 Eylül 2024 Pazartesi

Resesyon Endişeleri Artarken, Enflasyon Bekleniyor

 

Geçtiğimiz Cuma günü, Ağustos ayındaki istihdam piyasasına yönelik sonuçlar elde edildi. Burada, bilindiği gibi, piyasa fiyatlaması üzerinde en büyük etki tarım dışı istihdam değişiminden elde edildi. Öncelikle verilerin sonuçlarına odaklanacak olursak, tarım dışı istihdam beklenenden daha az artış gösterdi. Bu durum, hafta içerisinde gelen diğer istihdam verilerindekine (ADP, JOLTS) benzer şekilde durgunluk endişelerini artıran şekilde sonuçlandı. Ancak diğer yandan işsizlik oranı beklentilere paralel şekilde, %4,3’ten %4,2’ye geriledi ve ortalama saatlik kazançlar aylık bazda %0,4 oranında artış gösterdi.



Bu durum, durgunluk endişelerinin bir miktar törpülenmesine olanak tanıdı. Ayrıca piyasa bu tablodan sonra 18 Eylül’deki Fed beyanatından, 25 baz puanlık indirim ihtimalini kuvvetlendirecek şekilde fiyatlamalar gerçekleştirdi. 25 baz puanlık faiz indirim beklentisi %70’e kadar yükseldi. Diğer indirim ihtimali olan 50 baz puanlık senaryo ise güç kaybederek yaklaşık %30 civarında bir oran buldu. Sene sonuna odaklandığımızda ise, piyasa halen 100 mü yoksa 125 baz puan mı indirim yapılacak bunu tartmaya devam ediyor. Ağırlıklı ihtimal %40 oranında 100 baz puandan yana bulunurken, 125 baz puan indirim beklentisi %38 oranında ihtimali bulunuyor. Geriye kalan kısım ise %12 ile 75 baz puanda ve %10 ile 150 baz puanlık ihtimalde duruyor. Özetle piyasanın güvercin tutumunu az bir miktar da olsa yavaşlattığından bahsedebiliriz.

Bu hafta ise tüketici ve üretici fiyat endekslerindeki değişime yani enflasyon verileriyle ilgili sonuçlara odaklanacağız. Tüketici enflasyonu verisi aslında Fed’in politika faizi ayarlamalarında ana enflasyon göstergesi değil. Fakat tüketici enflasyonu (TÜFE) ile Fed’in göstergesi olan çekirdek PCE fiyat endeksinin korelasyonunun görece iyi olduğu, dolayısıyla iki endeksin birlikte hareket ettiği bir tablo karşımızda bulunuyor. Bu durum da TÜFE’deki değişimin, çekirdek PCE fiyat endeksindeki değişimine yönelik beklentileri şekillendiriyor. Dolayısıyla piyasa bu açıdan veriye odaklanıyor. Üretici fiyat endeksi (ÜFE) tarafı da TÜFE’yi şekillendirebilme potansiyeli nedeniyle takip ediliyor. ÜFE bilindiği gibi ürünlerin fabrika çıkış fiyatlarındaki değişimi yansıtıyor, dolayısıyla tüketicilerin de talep edecekleri bu ürün fiyatlarına yansıma ihtimali değerlendiriliyor.



Bu genel tanım sonrasında, TÜFE tarafına odaklanmak istersek;

Fed’in sıkılaştırıcı para politikası uygulamalarına dayanamayan TÜFE, yıllık bazda %2,9’a kadar gerileme gösterdi. Ayrıca 5,25 – 5,50 aralığında (efektif faiz %5,33) bulunan faiz oranına göre bakıldığında, reel pozitif faiz oranı söz konusu. Bu durum sıkı koşulların yaratmış olduğu başarıyı öne çıkarırken, istihdam ve imalat PMI gibi veriler durgunluk endişelerini öne çıkarıyor. Ayrıca piyasa Ağustos ayına ait TÜFE’nin daha fazla soğuma göstermesini (%2,6 – grafikteki kırmızı boyalı kısım bu ihtimalin gerçekleştiği durumu gösteriyor) bekliyor. Ancak aylık bazdaki artış oranının %0,2 olduğunu unutmamak gerek. Birlikte hareket eden bu iki endekste, TÜFE tarafında gerileme görülmesi halinde, yüksek ihtimalle çekirdek PCE enflasyonunda da aynı beklentiler devreye girebilir. Zira çekirdek PCE enflasyonu, son 2 aydır soğuma hızını sabit oranda koruyor. Ancak çekirdek PCE enflasyonunun 27 Eylül’de açıklanacağını ve Fed’in 18 Eylül’deki beyanatında bu veriye yönelik yeni projeksiyonlarını da yayınlayacağını hatırlatmakta fayda var. Zira piyasa her zaman bir adım daha ileriyi görmeye oldukça niyetli.



Üretici fiyat endeksinde de benzer beklentiler söz konusu. Ancak uzunca bir süredir bu endeksteki artış hızı önemli ölçüde zayıfladığı için, önem derecesi bir miktar daha düşük. Tabi bu demek değildir ki aşırı soğuma veya ısınma durumunda piyasa fiyatlamalara dahil etmesin. Özellikle durgunluğa işaret gelebilecek sonuçlar (imalat PMI’daki gelişmeler gibi) etkisini hissettirebilir. Piyasa ÜFE’nin aylık bazda %0,2 ve yıllık bazda %1,8 oranında gerçekleşmesini bekliyor.

Bu haftaki sonuçlarda da durgunluk endişelerinin törpülenip törpülenmeyeceği izlenecek. Dolayısıyla enflasyon verilerinde beklenenden daha fazla soğuma resesyon endişelerini alevlendirebilir; beklenti ve üzerindeki sonuçlar ise bu endişelerin fiyat mekanizması tarafından törpülenmesine ortam sağlayabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Özel Dosya: Beklediğim Kripto Para Piyasası

2010’dan bu yana aktif şekilde hayata giren Bitcoin ve onun sürüklediği kripto para piyasası hiç olmadığı kadar göz önünde. Daha önceki “4 y...