2 Eylül 2024 Pazartesi

Durgunluk mu Canlılık mi?

Piyasalar üzerinde durgunluk endişelerini körükleyen istihdam verilerinin, Ağustos ayını kapsayan yeni veri seti bekleniyor. Bu durum öncesindeki tabloyu aşağıdaki şekilde özetlemek isterim.

Öncelikle geçtiğimiz hafta elde ettiğimiz verilerin sıklığının az ancak önemli veriler olduklarını hatırlatmakta fayda bulunuyor. Conference Board’un hazırlamış olduğu tüketici güveni, ABD ikinci çeyrek ikinci okuması ve büyüme deflatörü ile çekirdek PCE enflasyonu gibi veriler elde edildi. Burada tüketici güveni artmaya devam ederek (103,3 - 101,9) güçlendi. Büyüme verisinin ikinci okuması da çeyreklik performansın beklenenden (%2,8) daha iyi sonuçlandığını (%3) ortaya koydu. ABD GSYİH deflatörü %2,3’ten %2,5’e yükselerek, ekonomideki fiyat artış hızının bir miktar güçlendiğine işaret etti. Diğer yandan Fed’in enflasyon göstergesi olan çekirdek PCE fiyat endeksindeki aylık değişim %0,2’yle ve yıllık değişim %2,6 oranıyla değişim hızını korudu.

Tüketici güven endeksi ve büyüme verileri piyasada durgunluk endişelerini azaltarak, rahatlamanın yaşanmasına olanak tanıdı. Bu durum tipik olarak, durgunluk endişelerinin törpülenmesinden kaynaklı fiyatlamaların yaşanmasına destek verdi. Fakat çekirdek PCE fiyat endeksindeki yavaşlama hızının (yıllık veriler) son 3 aydır yavaşlaması, CME verilerine göre 50 baz puanlık faiz indirim beklentilerinin bir miktar baskılanmasına yol açtı. Bilindiği gibi piyasa 18 Eylül’de açıklanması beklenen Fed beyanatına yönelik, sadece faiz indirimini fiyatlarken, faiz indiriminin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olacağını bu fiyatlamalara dahil ediyor. Dolayısıyla, 18 Eylül’deki beyanata yönelik 50 baz puanlık faiz indirim beklentisinin baskılanması, 25 baz puanlık indirim ihtimalini artırdığı gibi son dönemde 100 seviyesine yaklaşan Dolar Endeksi’nin bir miktar toparlanmasına neden oldu. Diğer yandan gösterge tahvil faizi olan ABD 10 yıllık hazine tahvil getirisi de %3,90’ın üzerine çıktı. Özetle, büyüme verisinin yaratmış olduğu iyimserlik enflasyon verileriyle bir miktar baskıyla sonuçlandı.

Bu haftaya odaklandığımızda, yazının da gecikmesinin sebebi, Pazartesi kapalı olacak ABD piyasalarına yönelik veri akışı istihdam piyasasına odaklanacak. Öncelikle daralma bölgesinde kalan ISM imalat PMI verileri; açık iş sayısında yavaşlamanın görülmesi beklenen JOLTS iş imkanları; her ne kadar tarım dışı istihdamla korelasyonu zayıf olsa da ADP tarım dışı istihdam değişimi; her hafta yayınlanan işsizlik haklarından yararlanma başvuruları ve ardından ISM hizmet PMI ve Cuma günü İstihdam İstatistik Bürosunun açıklayacağı resmi istihdam verileri takip edilecek.

Cuma günü açıklanacak veriler arasında; ortalama saatlik kazançlar, işsizlik oranı ve tarım dışı istihdam değişimi verileri bulunuyor. Bu veri setinde sırasıyla tarım dışı istihdam değişimi, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazanç verileri takip edilecek. Piyasa tarafından, bu üç veride de istihdam piyasasının yeniden ısındığına dair sonuçların alınması bekleniyor. Bu nedenle, veri seti yeniden durgunluk/canlılık çerçevesinde değerlendirilecektir diye düşünüyorum. Bu sebeple piyasa altında kalacak olan istihdam verileri durgunluk endişelerini yeniden öne çıkarıp, piyasayı baskılayabilir. Diğer taraftan piyasa beklentilerini karşılayan ve hatta üzerine çıkan sonuçlar ise istihdam piyasasında yeniden ısınma emareleri göstererek, piyasadaki dengelenmeye destek verebilir. 

Ayrıca sonuçların yıl sonuna yönelik faiz indirim beklentilerini, 100 baz puan mı yoksa 75 baz puanlık tarafa mı yönelteceğini izlemekte de fayda oluşabilir. Zira piyasa, cari durumun ötesini fiyatlayarak yoluna devam ediyor. Şu an yıl sonunda faiz indiriminde ağırlıklı beklenti yaklaşık %45 ihtimal ile 100 baz puanda oluşurken, 75 baz puan indirim ihtimali %30,5 ile fiyatlanıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Özel Dosya: Beklediğim Kripto Para Piyasası

2010’dan bu yana aktif şekilde hayata giren Bitcoin ve onun sürüklediği kripto para piyasası hiç olmadığı kadar göz önünde. Daha önceki “4 y...